Kazaz, İlkerİnci, Ünal2026-03-262026-03-262024https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=LY6e5xGA7WWUpEdrBmEPLm_VNJQeGVV_F9vDAmT2BJa-fWTZAKJlFGcGBMQ5SEvDhttps://hdl.handle.net/20.500.14901/5033Türkiye, jeolojik bakımdan genç bir oluşuma sahiptir. Bu yüzden yapı ve nüfus yoğunluğu yönünden ülkenin büyük bir kısmı deprem kuşağında yer almaktadır. Olası büyük depremler karşısında deprem öncesi alınması gereken tedbirler konusunda daha etkili ve daha hızlı çözümler ortaya konulmalıdır. Yapı stokumuzun eski olması, bu yapıların birçoğunun mühendislik hizmeti almadan yapılmasından kaynaklı olarak eski yapılarımız hızlı bir şekilde analizlerinin yapılması gerekmektedir. Bu eski yapıların teknik ve statik analiz için bütçe yetersizliği, yetişmiş teknik personel ihtiyacı ve hukuki zorunluluklar gibi sorunlar ile karşı karşılaşılmaktadır. Bu zorluklarla mücadele bakımından olası depremlere karşı bölgesel risk haritalarının oluşturulması ve bu yapıların bir an önce tespitiyle birlikte dönüşümü sağlanması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu çalışmada yapıların birbirine göre risk durumlarını belirlemek için 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanlarının Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğindeki Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslarına göre Riskli Binaların Bölgesel Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemler kapsamında 163 adet betonarme, 155 adet yığma olmak üzere toplam 318 adet yapı analiz edilmiştir. Yapılan analizlerin sonucunda 163 adet betonarme yapının 81 adeti riskli, 40 adeti az riskli 42 adeti ise risksiz olduğu tespit edilmiştir. 155 adet yığma yapının ise 26 adeti riskli, 72 adeti az riskli, 57 adeti ise risksiz olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak yapıların birbirine göre risk değerlendirmesi yapılırken kullanılan parametrelere ilave olarak ayrıştırıcı bazı parametrelerin eklenmesi gerekmektedir.Turkey is characterized by a geologically young formation, which positions a large portion of the country, in terms of both structural density and population, within earthquake-prone zones. In anticipation of potential major earthquakes, there is a pressing need to implement more effective and expeditious solutions concerning pre-earthquake precautionary measures. The aging building stock, many of which were constructed without adequate engineering oversight, necessitates the prompt evaluation of these structures. However, challenges such as budgetary constraints, a shortage of qualified technical personnel, and legal obligations impede the technical and structural analysis of these older buildings. To overcome these challenges, the development of regional risk maps and the timely identification and subsequent transformation of these structures have become indispensable. In this study, a total of 318 structures, including 163 reinforced concrete and 155 masonry buildings, were analyzed using simplified methods for determining regional risk distribution, as outlined in the Principles for Identifying Risky Structures under the Implementation Regulation of Law No. 6306 on the Transformation of Areas Under Disaster Risk. The analysis revealed that, among the 163 reinforced concrete structures, 81 were classified as high-risk, 40 as low-risk, and 42 as non-risk. Similarly, among the 155 masonry buildings, 26 were identified as high-risk, 72 as low-risk, and 57 as non-risk. In conclusion, it is recommended that additional distinguishing parameters be incorporated into the current framework used for comparative risk assessment of buildings.trİnşaat MühendisliğiCivil EngineeringBinaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek İçin Bina Performans Puanı Hesaplaması: Yakutiye ve Palandöken ÖrneğiA Study on Calculation of Building Performance Score to Determine the Regional Earthquake Risk Distribution of Buildings in Yakutiye and PalandökenMaster Thesis