Browsing by Author "Ulker, İzzet"
Now showing 1 - 6 of 6
- Results Per Page
- Sort Options
Article Akdeniz Diyetine Uyumun ve Beslenme Sürdürülebilirliğinin Değerlendirilmesine Yönelik Yeni Doğrulanmış Kısa Anketin (Medq-sus) Türkçe Geçerliliği ve Güvenilirliği: Metodolojik Bir Çalışma(2024) Ulker, İzzet; Pourdeh, Elham ForoudiBu çalışma, \"Akdeniz Diyetine Uyum ve Beslenme Sürdürülebilirliği Anketi (MedQ-Sus)\"nin geçerliliğini test etmeyi ve düşük alkol tüketim kültürü göz önüne alındığında, Türk toplumu için güvenilir, alkolsüz bir Akdeniz diyeti uyum aracı ihtiyacını karşılamayı amaçlamaktadır. Çalışma, Ekim 2023 ile Mayıs 2024 arasında, 18 ile 64 yaşları arasındaki 290 katılımcı üzerinde gerçekleştirilmiştir. İçerik geçerliliği, 10 diyetisyen akademisyenden oluşan bir uzman paneli tarafından değerlendirilmiştir. Ayrıca, Davis yöntemi kullanılarak içerik geçerlilik indeksi (CVI) hesaplanmıştır. Maddelerin CVI puanları 0.8 ile 1.0 arasında değişmiş; bu doğrultuda, ölçekte herhangi bir madde çıkarılmamıştır. Açıklayıcı faktör analizi (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) kullanılarak ölçeğin yapı geçerliliği değerlendirilmiştir. Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) değeri 0.905 ve Bartlett testi sonuçları (x² = 2426.436, p < 0.001), verilerin faktör analizi için uygun olduğunu göstermiştir. AFA sonuçları, ölçeğin tek faktörlü yapısını doğrulamış ve Faktör yükleri maddeler için 0.699 ile 0.916 arasında bulunmuştur. İç tutarlılık analizlerinde, ölçeğin Cronbach α katsayısı 0.954 olarak tespit edilmiştir. Madde-toplam korelasyonları pozitif olup, herhangi bir madde çıkarıldığında Cronbach α katsayısında anlamlı bir artış gözlemlenmemiştir. Sonuç olarak, MedQ-Sus ölçeğinin Türkçe versiyonunun hem geçerli hem de güvenilir olduğu belirlenmiştir. Bu ölçek, Türkiye'de yetişkinlerin Akdeniz diyetine uyumunu ve beslenme sürdürülebilirliğine ilişkin algılarını değerlendirmek için kullanılabilir. Bu çalışma, Türkçe konuşanlar arasında Akdeniz diyetine uyumu ölçmek için bir aracın geçerliliğini ve güvenilirliğini sağlamaya katkıda bulunmaktadır.Article Beslenme ve Diyetetik Uygulamalarında Yapay Zeka(2023) Ulker, İzzet; Çamli, AyşeYapay zeka, düşünce süreçlerini, öğrenme yeteneklerini ve bilgi yönetimini taklit etme özelliklerine sahip olan bilgisayar biliminin bir dalıdır. Yapay zeka uygulamaları, deneysel ve klinik tıpta giderek daha fazla uygulama alanı bulmaktadır. Beslenme ve diyetetik alanında yapay zeka uygulamaları, beslenme durumunun değerlendirilmesi, diyet planlama, diyet-hastalık ilişkisi ve antropometrik ölçümler olmak üzere 4 ana başlıkta toplanabilmektedir. Beslenme durumunun değerlendirilmesinde kullanılan yöntemlerden olan besin tüketim kayıtları ve antropometrik ölçümlerin geleneksel yöntemleri kendi içerisinde bazı olumsuzluklara sahiptir. Bu olumsuzlukların önüne geçmek adına besinlerin fotoğrafları çekilmekte veya ses ve harekete duyarlı giyilebilir cihazlar geliştirilmektedir. Diyet planlama noktasında da bireylerin bilgilerinin girilmesi ile kişiye özel diyet planları oluşturulabilmektedir. Burada dikkat çekici olan nokta diyet planlamada sağlık profesyonelinden bağımsız sistemin hareket etmemesidir. Ayrıca kişinin bilgileri doğrultusunda beslenme-hastalık gelişimi riskini tahmin eden uygulamalar da bulunmaktadır. Son olarak; yapay zeka algoritmaları ve biyomedikal sinyallere dayalı vücut kas kütlesi yüzdesi, elektrokardiyografi sinyali ve makine öğrenme yöntemleri ile vücut yağ kütlesi yüzdesi tahmin modelleri geliştirilmiştir. Yapılan çalışmalarda yapay zekanın tüm bu alanlarda elde ettiği sonuçların yüksek doğruluğa sahip olduğu bildirilmektedir. Gelişen teknoloji ve yapay zeka alanında hızlı gelişme beslenme durumunun saptanması ve kişiye özgü diyet planlamalarının hızlı ve güvenilir bir şekilde oluşturulması konusunda ümit vadetmektedir.Article Hedonik Açlık ve Yeme Davranışı İlişkisinin Farklı Beden Kütlelerine Yansıması(2021) Ayyıldız, Feride; Yıldıran, Hilal; Ulker, İzzetAmaç: Bu çalışmada, faklı beden kütle indeksi (BKİ) değerlerine sahip yetişkin bireylerin hedonik açlık durumlarının veyeme davranışının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Bireyler ve Yöntem: Çalışmaya yaşları 19-64 yıl arasında değişen, 541 erkek (%42.4) ve 735 kadın (%57.6) olmak üzeretoplam 1276 yetişkin birey dahil edilmiştir. Çalışma anketi online olarak (sosyal medya veya e-mail) katılımcılarailetilmiştir. Uygulanan anket formu ile bireylerin bazı demografik özellikleri, beslenme alışkanlıkları, vücut ağırlığı veboy uzunluğu sorgulanmıştır. Hedonik açlığın değerlendirmesinde Besin Gücü Ölçeği-Tr (BGÖ-Tr), yeme davranışınındeğerlendirilmesinde Hollanda Yeme Davranışı Anketi ölçekleri kullanılmıştır. Bireyler BKİ sınıflamasına göre üç ayrıgruba ayrılarak değerlendirilmiştir.Bulgular: Bireylerin %57.9’u normal vücut ağırlığına sahipken, %31.2’si fazla kilolu ve %10.9’u obez sınıflamasında yeralmaktadır. Çalışma sonunda BGÖ-Tr toplam puanının obez grupta normal gruba göre daha yüksek olduğu saptanmıştır(p<0.05). Hollanda Yeme Davranışı Anketi alt grubundan olan kısıtlayıcı yeme ve duygusal yeme puanının fazla kilolu veobez bireylerde normal vücut ağırlığına sahip olanlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur (p<0.001). BKİ ile besineulaşılabilirlik, besin mevcudiyeti, BGÖ-Tr toplam puan, kısıtlayıcı yeme ve duygusal yeme alt grupları arasında anlamlıpozitif korelasyon olduğu bulunmuştur (p<0.05). Bu çalışmada hedonik açlık değerlendirilmesinde kullanılan BGÖ-Tr toplamve alt skorlarının DEBQ alt ölçeklerinden duygusal yeme ve dışsal yeme ile pozitif ilişkisi olduğu görülmüştür (p<0.001).Sonuç: Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre hedonik açlık ile yeme davranış bozuklukları arasında ilişki olduğu ve obezbireylerin hedonik açlık ve yeme davranış bozuklukları açısından normal vücut ağırlığına sahip bireylere göre daha riskliolduğu görülmüştür.Article Probiyotiklerin Pre-obez Kadınlarda Beslenme Durumu, Açlıktokluk Hormonları ve İnflamasyon Durumu Üzerine Etkisi(2024) Yıldıran, Hilal; Akturk, Mujde; Ulker, İzzetAmaç: Obezite dünyadaki en yaygın sağlık sorunlarından birisidir. Obezite tedavisinde güncel yöntemler; tıbbi beslenme tedavisi, davranış terapisi, tıbbi tedavi ve cerrahi tedavidir. Mevcut obezite tedavilerine yeni bir ek tedavi olarak açlık tokluk hormonlarının plazma düzeylerinin değiştirilmesinin besin tüketimini azaltıp azaltmayacağı halen tartışılmaktadır. Açlığı ve tokluğu kontrol eden hormonların düzeylerini değiştirme yöntemlerinden birisi probiyotik kullanımıdır. Bu çalışma hafif şişman bireylerde probiyotiklerin iştah, inflamasyon ve beslenme durumu üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya yaşları 19-30 arasında değişen 35 hafif şişman kadın dahil edilmiştir ve çalışma öncesinde anket formu uygulanmıştır. Probiyotikler katılımcılara 8 hafta boyunca verilmiştir. Çalışma sırasında 3 kez besin tüketim kayıtları, antropometrik ölçümler ve vücut kompozisyonu analizi yapılmıştır. CRP, TNF-α ve IL-6 gibi inflamatuar belirteçler ve hormon analizleri (Leptin, Adiponektin, Kolesistokinin, Ghrelin, GLP-1, PYY) ELISA yöntemiyle çalışmanın başlangıcında ve sonunda değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmanın başında ve sonunda fiziksel aktivite durumu sorgulanmış olup, açlık tokluk hormonları ve inflamatuar belirteçler değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonunda başlangıç durumuna göre antropometrik ölçümlerde, inflamatuar belirteçlerde ve açlık hormon düzeylerinin önemli ölçüde azaldığını ancak probiyotik kullanımı sonrasında tokluk hormonu düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı arttığını tespit edilmiştir (p0,05). Sonuç: Çalışmamız, uygun probiyotik suşunun kilolu bireylerde başka herhangi bir müdahaleye gerek kalmadan antropometrik ölçümleri, inflamatuar belirteçleri ve iştah hormonlarını önemli ölçüde etkileyebileceğini açıkça göstermektedir.Article Sağlıklı Bireylerde Seçici Yeme, Duygusal Yeme ve Beden Algısının Değerlendirilmesi(2024) Ayyıldız, Feride; Ulker, İzzet; Köse, Süleyman; Esin, Kubra; Güneşliol, Bartu ErenAmaç: Bu çalışmanın amacı, sağlıklı bireylerde beden imajı, duy - gusal yeme ve seçici yeme arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Materyal ve Metot: Bu çalışma, 18–60 yaş aralığındaki 639 kişiyle [385(%60,3) kadın ve 254 (%39,7) erkek] çevrimiçi anket yoluyla gerçekleştirilmiştir. Beden imajı algısı Stunkard Beden İmajı Derecelendirme Ölçeği ile değerlendirildi. Seçici yeme davranış ve tutumlarını değerlendirmek için Yetişkin Seçici Yeme Anketi (APEQ) kullanıldı. Yeme davranışlarını değerlendirmek için Duygusal Yeme Ölçeği de kullanıldı. Vücut ağırlığı ve boy uzunluğuna ilişkin antropometrik ölçümler kişisel bildirim esasına göre alınmıştır. Gruplar arasındaki farkı analiz etmek için tek yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların %23,8’i beden imajından memnun iken, %76,2’si beden imajından memnun değildi (%61,5’i kilo vermek, %14,7’si kilo almak istiyordu). Beden imajından memnuniyetsizliğin duygusal yeme ve alt boyutlarıyla ilişkili olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Beden kitle endeksi (BMI) sınıflamasına göre zayıf ve obez olanlar arasında seçici yeme toplam puanı ile duygusal yeme toplam puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Seçici duygusal yeme, vücut ağırlığı ve beden algısı ile ilişkilidir. Gelecekte yapılacak yüz yüze çalışmalarda depre - syon, anksiyete, stres ve yaşam kalitesi parametrelerinin değerlendirilmesine ihtiyaç olduğu düşünülmektedir.Article Ultra İşlenmiş Besin Tüketimi Hedonik Açlığı Etkiler mi(2024) Ulker, İzzet; Çamli, AyşeAmaç: Bu çalışma üniversite öğrencilerinin ultra işlenmiş besin tüketimi düzeyine göre hedonik açlık durumlarının ve beden kütle indekslerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Bireyler ve Yöntem: Tanımlayıcı, kesitsel tipteki bu araştırma; çalışmaya katılmayı kabul eden 290 üniversite öğrencisi ile yürütülmüştür. Veriler anket formu aracılığıyla yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Katılımcıların genel özellikleri saptanmış, ultra işlenmiş besin tüketim sıklıklarının değerlendirilmesi için Besin Tüketim Sıklığı Anketi, hedonik açlık durumlarının değerlendirilmesi için Besin Gücü Ölçeği (BGÖ-Tr), depresyon anksiyete ve stres durumlarının değerlendirilmesi için Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği-21 (DASÖ-21) kullanılmıştır. Besin Tüketim Sıklığı Anketinde her bir grup için alınabilecek en düşük ve yüksek puan 0-5 arasında olup, puanın artması tüketimin arttığını göstermektedir. BGÖ için bu değerler 1-5 arasında olup, puanın artması hedonik açlığa yatkınlığın daha fazla olduğunu göstermektedir. DASÖ-21 için ise bu değerler 0-21 arasında olup puanın artması, bireyin depresyon, stres veya anksiyete düzeyinin arttığını göstermektedir. Antropometrik ölçümler araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Bireylerin beden kütle indeksi Dünya Sağlık Örgütü’ne dayalı olarak (zayıf: 18.50–24.99 kg/m2; normal: 18.50–24.99 kg/m2, fazla kilolu: 25.0–29.99 kg/m2 ve obez: 30.0 kg/m2) sınıflandırılmıştır. İstatistiksel analizler için SPSS versiyon 22 yazılımı kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların %76.6’sı kadın %23.4’ü erkektir. Öğrencilerin ultra işlenmiş besin tüketimi ortalama puanı NOVA besin grubu sınıflaması anketine göre 1.74±0.85 olarak bulunmuştur. BKİ sınıflamasına göre ultra işlenmiş besin tüketimi, depresyon, anksiyete, stres, BGÖ-Tr toplam ve alt ölçek puanları açısından gruplar arasında fark bulunmamıştır (p>0.05). Ultra işlenmiş besin tüketim puanları ile anksiyete (r=0.144, p=0.014), stres (r=0.171, p=0.003), BGÖ-Tr toplam (r=0.246, p<0.001), besine ulaşılabilirlik (r=0.233, p<0.001) besin mevcudiyeti (r=0.275, p<0.001) ve besinin tadına bakılması (r=0.151, p=0.010) alt ölçek puanları arasında düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışmada obez olma durumuna bağlı olmaksızın ultra işlenmiş besin tüketimi arttıkça hedonik açlık, stres ve anksiyete düzeylerinin arttığı görülmüştür. Farklı bölgelerde yaşayan üniversite öğrencilerinin dahil edildiği daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

